Fakir Çalışır Kral Çalar. Bu cümle zaten genel bir toplum yönetiminin önümüze koyduğu ortak akıl dedikleri şey. Tarz ve yapı aynı. Fakir her zaman fakir ve amele, kral her zaman zengin ve hırsız. Bir çok global dünya şirketlerinin izlediği politika da bunun tam aynısı. Körle yatan-şaşı kalkar atasözü de bunu tamamen bize anlatmaya yeter de artar.
Fakirlik bir edebiyat olamaz. Bir hayat tarzı da denmez buna. Başlı başına bir kader hiç değil. Sırf zengin seviyor diye, fakir neden aç kalmalı? Veya beslenme çantasının içine bir çeyrek yavan ekmeği bile koyamayan anne gibi umut biriktirmek de neyin nesi? Bu, kader değil.

Bu kendi içinde bir yanılmadır aslında. Hırsız bir kral, eli her zaman halkının cebinde olan bir kral, zalim gibi görünmese de aslında bir cellat. İşte bu insan yönetiyor bizi dedikçe kahrolan içimiz. İçinde bulunduğu muhteşem yaşantısını da pek umursamayıp, ” Ben yönetiyorsam bunlara hakkım var. ” diyebilecek kadar da arsız ve utanmaz bir garip habis ur. ” İşte bu bizim başımızda. ” dedikçe biz, biz olmaya ne kadar haklıyız ki?

Fakir Çalışır Kral Çalar mı?
Çalar, hem de bal sanıp yiyor her çaldığını. Hiç karnı da doymaz. Etrafında kendine gebe ne kadar insan varsa birebir hepsini de kullanarak yiyor hemde ve yemeye de devam edecek. Utanmadan, arlanmadan, yüzüne ter bile gelmeden hemde…
Sahiden de doğru dersiniz bazen. Eleştirdiğiniz her kral, aynıdır. Hepsi de yemeye programlı birer robot gibidir aslında. Belki de üzerinde yaşadığımız dünya düzeni bu şekilde yürüyor. Global ilaç şirketlerinden birisi kanser hastalığına çare olacak ilacı üretmiş. Hem de milyarlarca draje..

Fakat bu ilacı piyasaya sürse elindeki diğer ilaçlar çöp olacak. Bir sürü önkoloji hastasına umut olacak ilaç depolarda..
Stoklardaki ilaçlar bitmeden, trilyonlarca dolar kazanılmadan o ilacı piyasaya sürmek tam bir sektör çöküşü demek. Bir sürü kralın sefasına engel olacak bu tıp devrimi, belki de bir takım ilaç firmalarının sonu olacak. O zaman da bir dolu işsiz, bir sürü boş insan, işini kaybetmiş bir çok aile ve yıkıntılarını da tahmin edersiniz artık.
Peki, hastane köşelerinde bir umuttur diyerek bekleyen onca hastanın ölümünü göz göre göre izlemek ne kadar insancıl bir davranış sizce?

Kral; çalıyor işte, umut çalıyor, hayal çalıyor, hayal bile ettirmiyor size hiç bir şeyi. Hatta ” Tüm hayallerin içine ben ederim sadece. ” diyor.
Fakir, bir parça ekmeğe muhtaç iken, bir tabak sıcak yemeğe ihtiyacı var iken.. Saltanat sürmeyi görev sayan o zavallı kral ile mahşerde hesaplaşmak üzere beddua etmeye bile gerek duymuyor. Çünkü fakir çalışır kral çalar.. Hesabı Yüce YARATAN keser. Vardır bir bildiği. O yüce hesap gününde herkes eşit.

Ey kral.. Sen bu dünyada ye, doy. Öbür dünyada fakir senin boğazına yapışacak merak etme. Bir selã verilir, bir musallaya getirirler seni, ” Hakkınızı helal ediyor musunuz? ” denildiği zaman, ” Etmiyoruz ” diyen on binleri şu an duyar gibiyim.
Çünkü, ” Fakir çalışır, kral çalar. ” Hırsızsın ve her zaman haklı olmayacaksın illaki. Sessizce izlersin yattığın yerde, yaptıklarınla gurur duyamayacak kadar çaresizsin artık..
SubaT : 28 Ekim 2019
Kaliteli Sohbet Sitesi SebebiyaT.NeT
Yaşamak İçin Bir Sebebin Olmalı
